Avrupa sahnesinde alınan ağır darbenin yankıları sürerken, İtalyan futbolunun devleri pazar gecesi büyük bir hesaplaşmaya hazırlanıyor. RAMS Park’ta yaşanan 5-2’lik tarihi Galatasaray mağlubiyeti, sadece bir skor tabelası felaketi değil, aynı zamanda siyah-beyazlı camiada derin bir özgüven sarsıntısına yol açtı. Şimdi tüm gözler, bu enkazın içinden nasıl bir reaksiyon çıkacağına çevrilmiş durumda. Takım, yaralarını sarmak için fazla vakit bulamadan ligin en zorlu deplasmanlarından birine çıkıyor.
17 Şubat gecesi İstanbul’da yaşananlar, uzun süre hafızalardan silinmeyecek nitelikteydi. Teun Koopmeiners’ın parladığı ve takımını soyunma odasına 2-1 önde götürdüğü o ilk 45 dakika, adeta bir seraptan ibaretti. İkinci yarıda sahada ne yaptığını bilmeyen, savunma disiplininden tamamen kopmuş bir ekip vardı. Juan Cabal’ın sorumsuz bir şekilde gördüğü kırmızı kart, zaten sallantıda olan defans kurgusunu tamamen yerle bir etti. Noa Lang’ın hızı, Davinson Sanchez’in hava hakimiyeti ve Sacha Boey’in bitmek bilmeyen enerjisi karşısında çaresiz kalan bir savunma hattı izledik.
Bu mağlubiyetin en korkutucu tarafı, bir tesadüf olmamasıydı. Sadece üç gün önce Milano’da, Inter karşısında da benzer bir senaryo yaşanmıştı. Pierre Kalulu’nun atılmasıyla başlayan süreç, 3-2’lik yenilgiyle sonuçlanmıştı. İki maçta yenilen toplam 8 gol ve görülen iki kırmızı kart, teknik ekibin savunma kurgusunu ve oyuncu disiplinini acilen sorgulamasını gerektiriyor. Arkadan oyun kurma ısrarının, baskı altında nasıl bir felakete dönüştüğü İstanbul’daki dördüncü golde acı bir şekilde tecrübe edildi.
Ligin 27. haftasında karşı karşıya gelecek olan iki ekip, puan tablosunda adeta burun buruna. Gian Piero Gasperini yönetimindeki ev sahibi ekip, bu sezon yakaladığı istikrarla dikkat çekiyor. Aşağıdaki tablo, pazar gecesi sahaya çıkacak iki devin sezon içindeki genel performansını karşılaştırmalı olarak sunmaktadır:
| İstatistik Türü | Ev Sahibi (Roma) | Konuk Ekip (Juventus) |
|---|---|---|
| Toplam Puan | 46 | 46 |
| Son 5 Maç Performansı | G-B-M-G-G | M-M-G-B-M |
| En Skorer Oyuncu | Paulo Dybala | Dusan Vlahovic (Sakat) |
| Lig Sıralaması | 4. | 5. |
Gasperini’nin takımı, özellikle kendi sahasında kurduğu baskıyla rakiplerini boğan bir yapıya sahip. Sezonun ilk yarısında Allianz Stadium’da oynanan maçı siyah-beyazlılar 2-1 kazanmış olsa da, o maçın son bölümlerindeki baskı bugünkü karşılaşmanın ne kadar zor geçeceğinin habercisiydi. Dybala’nın eski takımına karşı her zaman olduğu gibi özel bir motivasyonla sahada olması bekleniyor.
Siyah-beyazlıların en büyük handikapı kuşkusuz gol yollarındaki kısırlık. Dusan Vlahovic’in kasım ayından beri süregelen sakatlığı, hücum hattının tüm dinamizmini bozmuş durumda. Jonathan David, büyük umutlarla sahaya sürülse de İstanbul deplasmanında beklenen katkıyı veremedi. Arkadiusz Milik’in de uzun süreli sakatlığı, forvet rotasyonunu iyice daraltıyor.
Savunma hattında ise durum daha da kritik. Gleison Bremer’in İstanbul’daki maçta aldığı darbe sonrası durumu hala netleşmiş değil. Eğer Brezilyalı stoper yetişemezse, zaten formsuz olan savunma hattında çok büyük bir gedik açılacak. Orta sahada ise tek teselli kaynağı Koopmeiners. Hollandalı oyuncunun son maçtaki performansı, hücum organizasyonlarının tek anahtarı olarak görünüyor. Kenan Yıldız’ın yaratıcılığı ve McKennie’nin enerjisi, forvet hattındaki boşluğu doldurmak için hayati önem taşıyacak.
Teknik heyetin bu zorlu deplasmanda şu dizilişi tercih etmesi bekleniyor:
Bu dev karşılaşma, futbolseverler kadar bahisçiler için de oldukça ilginç seçenekler sunuyor. Takımların son form durumları ve aralarındaki rekabetin sertliği göz önüne alındığında öne çıkan başlıklar şunlar:
“Futbolda dün yoktur, sadece bir sonraki maç vardır. İstanbul’daki hatalarımızı analiz ettik; pazar günü sahada bambaşka bir karakter koymak zorundayız.”
Sonuç olarak, Olimpico’da bizi sadece bir futbol maçı değil, aynı zamanda bir irade savaşı bekliyor. Bir yanda Şampiyonlar Ligi potasındaki yerini sağlamlaştırmak isteyen hırslı bir ev sahibi, diğer yanda ise üst üste gelen felaketlerden sonra ayağa kalkmaya çalışan bir dev. Pazar gecesi saat 22:45’te hakemin düdüğü çaldığında, İtalya’da futbolun kalbi bu tarihi stadyumda atacak. Siyah-beyazlılar için bu maç, sadece 3 puan değil, aynı zamanda sezonun geri kalanı için bir varoluş mücadelesi anlamını taşıyor.
Maç Detayları Özeti:
İtalya futbolunun kalbi 8 Mart 2026 Pazar günü San Siro'da atacak. Serie A'nın 28. haftasında,…
Avrupa futbolunun en prestijli organizasyonu olan UEFA Şampiyonlar Ligi'nde tansiyon yükselmeye devam ediyor. 2025-26 sezonu…
Avrupa futbolunun en üst düzey liglerinde sergilediği performansla dikkatleri üzerine çeken genç yetenek, uzun süreli…
17 Şubat 2026 gecesi, İstanbul'da Türk futbol tarihinin en görkemli sayfalarından biri yazıldı. UEFA Şampiyonlar…
Dünyanın en prestijli spor organizasyonlarından biri olan Kış Olimpiyatları, 2026 yılında kapılarını Milano ve Cortina…
Almanya'da futbolun kalbi 28 Şubat 2026 Cumartesi gecesi Signal Iduna Park'ta atacak. Bundesliga'nın 24. haftasında…